Upuzun caddenin köşesindeki küçücük dükkanında geçirirdi günlerini Köfteci Muammer. Geçirirdi demek kolay, bir de ona sormalı nasıl geçirdiğini. Dışarıdan gözüken; yaz-kış demeden tezgahının başında müşteri bekleyen, müşteri beklerken kıvırcık doğrayan, domates kesen, ketçap mayonezleri dizen, ekmek doğrayan bir esnaftı Köfteci Muammer.Müşteri geldiğinde gözleri ışıl ışıl parlar, dışarıya koyduğu 3-5 tane plastik tabure ve 1 masayı göstererek ''Buyrun, oturun'' derken bir yandan da yapacaklarını hazırlamaya başlardı.
İşin komik tarafı, müşteriler ondan doğal olarak köfte ekmek isterken, Köfteci Muammer'in dükkanda köfte yaptığı çok nadir görülmüştü (ki görenler şu an hayatta değil).
İşte Köfteci Muammer bu yüzden ''adıyla müsemma'' dediklerimizden biri değildi. O, tezgahın başında dönüp duran, gerçekten tavuk olduğu ümit edilen döneri kesip ekmeğin arasına 3-5 parça atmasıyla ve köftecilikle alakası olmamasına rağmen ''köfteci muammer'' diye bilinmesiyle ünlüydü.
Hani şu, içi boş vaadleriyle kafa ütüleyen, adıyla alakasız partiler var ya, hah işte onlar gibiydi O da. Hani halk'la alakasız ama adı halk partisi olan, çok da ak olmamasına rağmen ak parti denen partiler gibiydi işte Köfteci Muammer. Köfte satmadan köfteci olan muammer, mış gibi yapan binlercemizden yalnızca biri.

2 lafazan:
bloga daha sık uğra!
Tamam (:
Yorum Gönder