10 Ağustos 2011

Bir şey oldu di mi!?

Bir şey olmadığı halde bir şey var olduğuna inanan ve size de bunu inandırmaya çalışan insanlar var.

Siz gayet normal bir şekilde etrafa bakınırken, onlar birden pörtletilmiş gözlerle ''NE OLDU?'' der ve bir dedektif edasıyla ardı arkası kesilmeyen sorular sorarak insan arabelleğini ciddi derecede yorarlar. Aşağıda örnek bir diyalog verilmiştir. (burada 'slm' normal insanı,'asl' de arabellek yorucu insanı temsil etmektedir) (parantez içindekileri bilgisayarınızda bir hata mesajı almış gibi okuyunca eğlenceli oluyor - bence)

...

Slm etrafını kolaçan ederken birden Asl ile göz göze gelir.
Asl: NOOLDU?
Slm: Bir şey yok?
Asl: Bir şey oldu di mi doğru söyle hadi?! Niye öyle birden baktın ki sen? (asl'nin işaret parmağı keskin hareketlerle slm'nin gözlerine doğru yol alırken)
Slm: Bir şey olmadı nolacak ya? Manyak mısın nesin ?
Asl: Kesin bir şey oldu da söylemiyorsun.
Slm: ....... (arabelleğe alınıyor...)
Asl: Sustun! SUSUYOSUN İŞTE KESİN Bİ ŞEY VAR. (sisteminiz en iyi başarım için yapılandırıldı)
Slm: ..... Yok (sistem ciddi bir hatadan kurtarıldı)... (arabelleğe alınıyor)
Asl: Çok kötü baktın ama bir şey olmasa sen öyle bakmazdın (bellek okunamadı!)
Slm: Ben gidiyorum beynimi çürüttün 2 dakikada, hadi görüşürüz. (kalkmaya hazırlanırken error: asl.exe silinemiyor. başkası ya da başka bir program kullanıyor. dosyayı kullanabilecek programı kapatıp yeniden deneyin!)
Asl: Gidemezsin benim işim var daha seninle. NE OLDUĞUNU ANLATACAKSIN.
Slm: Lan? (güncelleştirmeler başarıyla yüklenemedi)
Asl: Sistem çökene kadar soru soracağım sana ^-^
Slm: Reset tuşum falan olacak bir yerde dur bi.
Asl: :(
Slm: (bu program geçersiz bir işlem yürüttü ve kapatılacak)

4 Ağustos 2011

Bir kere de fantastik bir şey olsun ?!

Hiçbir zaman şu filmlerde güzel güzel uyuyan, tüm uzuvları olması gerektiği yerde duran hanımlar gibi olamadım.

Ben hep bacağı yatağın bir kenarından düşen, kolunu yastığın altına sanki başka yer yokmuş gibi tıkıştıran, yüzünü de yastığa adeta bir ''duvarda canını veren sinek'' edasıyla yapıştıran bir tipim.

Tabii ki o sabah de öyleydim. Ya ne olacağıdı?

Evin en cehennem sıcağıyla kavrulan cenahında konuşlanan odamda bir koala gibi uyumaktaydım. Cehennem sıcağından her yanım yapış yapıştı, pencereden giren sinsi güneş gözümü deşmeye başlayınca birden ''HIMSFAHŞ'' diye bir ses çıkardım. Uykunun son demlerinde hep bu sesi çıkarırdım, nedenini teknik ekibim ile birlikte araştırıyoruz. Çünkü teknik ekibimin işi gücü yok.

Evet, yine o ses ''HIMSFAHŞ'' ... Uyanmıştım, gözüme gözüme girmeye devam eden güneş ışınına çok güzel şeyler söylecektim ki, beni hedef alan güneşin önüne bir bulut geçti ve canımı sıktı, 'HAY BEN SENİN' diyerekten yataktan zıpladım. (bkz.' hay ben senin' diyerek zıplayan insan) Niye böyle bir şey yaptığımı hiç bilmiyorum.

Az önce limon yemiş insan suratı gibi olan suratımla birlikte kapıya doğru yöneldim, genelde suratımla birlikte kapıya yöneldiğimi belirtirim, sanki diğer insanlar suratlarını çıkarıp kapıya doğru yöneliyorlarmış gibi. Gereksiz ayrıntılar vermek için oluşturulmuş bir yaratığım belki de, bilemezsiniz.

Neyse, kapıya doğru yöneldikten sonra enteresan bir şey olması gerekiyor di mi, yoksa niye anlatayım, fantastik bir şeyler olmalı. Olsun. Ama ne olsun? Bir şey olsun! Bi kere de fantastik bir şey olsun ?! NİYE OLMUYO!?

Hayır yani ne bileyim, mesela sabah uyanınca kapıyı açtığımda karşımda Gandalf'ı göreyim ve bana ''Naber finduilas? Hadi kalk Shire'a gidiyoz, Frodo seni çağırıyo!'' desin, ya da hadi onları da bir kenara bıraktım en azından sabah Serdar Ortaç kapımı çalsın ve ''Arabanız hazır efendim!'' desin, ben de sinirle ''NİYE BENİ BU SAATTE UYANDIRDIN SERDAR!?!?!?!??!'' diye bağırayım, sonra da o ağlayarak odasına kaçsın (ağlayarak odasına kaçan serdar ortaç'ı hayal edince çok eğlendim).

Ama yok, bunlar olmuyor. Bunların binde biri bile olmuyor, ben sabah odamın kapısını açtığımda en fazla yukarıdan sarkan örümceğin bana doğru süzülüşünü görüyorum.

Neyse, ben gidip kapının üstündeki örümceği temizleyeyim. En iyisi. Hayat çok zor.
 
Tuşların Tıkırtısı: Ağustos 2011
© 2008-2015 Tuşların Tıkırtısı
El emeği, göz nuru.
Tema || Minima Black adlı temayı tanımlanamaz hale getirdim.