22 Ekim 2011

Zincirli pantolon

Şöyle 12-13 yaşıma dönüp kot pantolonuma zincir taktığım dönemi toptan yok etmek istiyorum.

Hayır, yok etme isteme sebebim zincirli pantolon görüntüsünün çirkinliği değil, hoş zaten görüntü pek çirkin de değil, o yandan sallanan zincirin pantolona takıldığı anda kendini bir halt sanmaya başlamalar çok fenaydı.

Çok net hatırlıyorum bir gün için okula sivil kıyafetle gitme izni çıkmıştı, o izni duyduktan sonra ''ya ben yarın ne giyiceeem'' diye bir heyecanlanmışım, yahu bir insan evladı da çıkıp ''Kızım manyak mısın? 12 yaşındasın sen? Bugün Ne Giysem'e falan mı gitmeyi planlıyorsun? Git bahçıvan pantolon giy kafana da hayvan kadar çiçekli toka tak rüküşlükten öl zibidi'' demiyor.

Eee kimse öyle bir şey demeyince de ben hâlâ ''ne giyicem yarın yea'' diye dolanıp duruyorum, sonra birden gözümün önüne bir arkadaşımdan gördüğüm zincir-pantolon kombinasyonu geldi, gözlerim öyle bir parladı ki, zincirin parıltısı gözlerimin parıltısının yanında sönük kalmıştır eminim.

Gittim hemen anneme ''ANNE BANA ZİNCİR AL PANTOLONUMA TAKICAM'' dedim, evet kadına resmen zorla zincir aldırdım, ne pis bir veletmişim belli değil.

Neyse, ertesi gün oldu. Zincirimi pantolonuma takmışım, sınıfta havalı havalı geziniyorum, sınıf sınıf değil adeta bir podyum(!) , çocuklar ''aa bu ne böyle'' diyen gözlerle bir zincire, bir bana, bir de pantolona bakarken, ben onlara ''EZİKLER SİZDE ZİNCİR YOK Kİ HAHAHAH'' diyen bakışlar fırlatıyorum.

Hayır yani gören de o zincir altından sanacak, altından olsa bir nebze anlarım ama demir bile olduğu şüpheli olan bir malzemeden yapılmış olan saçma sapan şeyden çıkan bu hava nedir, sen ne saçma sapan bir yaratıksın 12 yaşındaki Finduilas. (12 yaşındaki kendimle konuşmak çok zevkli sfjksdjsfj)

Diğer pantolonu zincirli arkadaşların yanına gidip gülüştüğüm aklıma geldi şimdi de, yahu resmen *** Zincirli Pantolonlular *** diye bir grup oluşturmuş, bizden olmayanları ezmeye başlamışız, kafaya bak kafaya. Dışarıdan nasıl pis gözüküyorduk Allah bilir. Şu an iğrendim resmen 12 yaşındaki halimden.

Bir şey diyeceğim sevgili 12 yaşındaki zincirli pantolonlu halim; lütfen aklımdan, ruhumdan, hatırımdan çık.Git süt falan iç ne bileyim. Boyu uzatıyor diyorlar, ileride ''adeta bir hobbitim'' diye milletin başını yemezsin en azından. Hadi eyvallah.

tagged as: bu da böyle bir anımdır.

7 Ekim 2011

Bir güvenlik unsuru olarak battaniye.

Gece yatarken esrarengiz şeyler duyunca veya görünce birden battaniyeyi kafaya kadar çekeriz. ''Hayatta böyle bir şey yapmam'' diyenler adreslerini verirlerse sevgilerimi yollayacağım. Yoksa yollamam. Bu konuda çok netim.

Ne diyordum... Evet battaniye. Şu korku denen meret kafa bırakmıyor ki insanda, o kadar kafa bırakmıyor ki o korkuyla battaniyeyi adeta çelik bir örtü olarak görmeye başlıyoruz. Sonra hemen battaniyeyi kafaya kadar çekiyor ve içimizden ''EVEET BATTANİYEYİ VÜCUDUMA SARDIĞIMA GÖRE ARTIK GÜVENDEYİM, ÖLÜMSÜZÜM BEN, HANGİ TÜR 'YARATIK'(evet) GELİRSE GELSİN BANA Bİ ŞEY YAPAMAZ OLEEĞY'' diye geçiriyoruz.

Bu sırada bir kere de durup ''napıyorum ya ben?'' diye düşünmüyoruz ha, o sırada yalnızca battaniyenin tüylü yüzeyine odaklanmış, gördüğümüzü veya duyduğumuzu sandığımız şeyin battaniye tarafından alt edilmesini bekliyoruz. Dışarıda kanlı bir savaş gerçekleşirken biz battaniyenin altında güvenliyiz. He canım.

Sonra böyle ilahi mesaj gibi bir şey geliyor ve o battaniye birden açılıyor, battaniyeyle kaplı alan açılınca, içerisindeki insan nefesi sıcaklığı etrafa yayılıyor, battaniyenin içinde oksijensiz kalan biz saniyede 415674567 kez nefes alıyor ve etrafımıza bakınıp ''gerçekten bir şey yok'' diyerek tekrar battaniyemize sarılıyoruz. Sonrasında da , battaniye tarafından hayatımız kurtarıldığı için huzurla uykuya dalıyoruz vs.

Niye böyle şeyler yapıyoruz hiç bilmiyorum.
 
Tuşların Tıkırtısı: Ekim 2011
© 2008-2015 Tuşların Tıkırtısı
El emeği, göz nuru.
Tema || Minima Black adlı temayı tanımlanamaz hale getirdim.