31 Mayıs 2017

Gözyaşına Övgü

Her şeyin düzensizlik içinde bozulmasına ve sonra düzelip yeniden bozulmasına ve onun yine düzelmesine alış. Düzelince sevineme, keşke bu çıkarımları yapacak kadar örnekle karşılaşmasaydım, diyerek üzül ve cehaleti güzelle.

Ağla ağla, daha çok ağla. Yastığı ısırarak ağla, yorgan altında kızararak ağla, gece ağla ve de gündüz. Güneş gözlüğünün altına saklan ve otobüste ağla, gülerken de ağla. Sevdiklerinin yanında sevinçle ağla. Ağlayarak gül. Kahkahalarla ağla. Zevkle ağlayışına gül. "En şiddetli duyguların sonunda hep göz yaşı olur," gibi bir sözü hatırlıyorsun şimdi, en sevinç dolu kahkahalarında veya en üzüntülü anlarında veyahut da en haz duyduğun zamanlarda gözlerin hep gözyaşıyla hemhâl olduğunu bildiren bir cümleydi bu, kimin cümlesiydi bu? Metni alıntıla. Hatırlamaya çalış... hatırlayama.

Gülerken gülüşünden zevk al ve daha çok gül  daha çok; kahkahaların gözyaşınla buluşana kadar çok. Duyguların en derinini çıkar ortaya, her şeyi en derinden hisset; ağlamaktan korkma. "Böyle de çok güzelsin."

9 Mayıs 2017

Ebedi Tekerrür

Merhaba, 1 sene aralıklarla uğradığım nadide yer. Okuyan kaldı mı bilemiyorum. Zaten kendime yazmak için geldim, bu sebeple anlaşılmaz bir yazı olabilir. Sadece kendi kendime, kendime bir şeyler yazmak isteği. Kendine dönüş, sonsuz dönüşler ve kürkçü dükkanı mevzusu ("mevzuu" da olabilir).

Buraya uğranmayan birkaç aylık, senelik, günlük, vesairelik dönemlerde neler yaşanmış, neler yaşanmamış, ne kadar değişilmiş veya inatla aynı kalınmış? Neye sevinmişim, neyi tanımışım, neleri sayfalarca öğrenip sayfalarca yazmışım? Nelere sayfalarca üzülmüşüm ama sayfalara geçirememişim, neye üzülmüşüm ve neye üzüldüğümün farkında olunmamış? Neye sevinmişim, neye kırılmışım, niye tuzlu minik sular dökülmüş yüzümden zaman zaman ve hatta niye gülmüşüm kahkahalarla yanağımdaki gamzenin varlığını unutmuşken?

Niye ve neden soruları çok fazla, her şeydeki anlamın içinde boğuluyorum. Anlamları bulamıyorum. Her şeyin anlamı beni yutuyor ve sadece izliyorum. Zaman çok hızlı gidiyor ve artık tutamıyorum. Hiçbir zaman tutamadım ama şimdi elimden de kayıyor; elimden yağ gibi kayıyor. Elimden hiçbir şey gelmiyor. Hiçbir şey düzelmiyor; aksine düzensizleşiyor. Entropi yasası en çok bende işliyor. Düzensizliğin düzeni içerisinde düzeltmeye çabalanan her şey düzensizliğin mahkûmu oluyor. Alışıyorum, alışıyorsun. Alıştığımı sanıyorum, alıştığını sanıyorsun. Aslında her şeyi hep sanıyorsun. Gerçek sandıklarını hep "sanıyorsun" ama sanmana rağmen inanıyorsun. Ne güzel! Bu paradoksun içinde içten içe deliriyorsun!

Ama yaşıyorsun. Yaşadığını hissettiriyor her şey, büyüdüğünü ve hatta "artık" yaşlandığını. Üzücü de olsa sevindirici de yaşıyorsun. Hissedebildiğini hissediyorsun. Hissedebildiğini hissetmek güzeldir, tersi durumda ise taşlaşmış bir bedene dönüşmüş olma ihtimaliniz oldukça yüksektir.

09.05.2017


 
Tuşların Tıkırtısı: Mayıs 2017
© 2008-2015 Tuşların Tıkırtısı
El emeği, göz nuru.
Tema || Minima Black adlı temayı tanımlanamaz hale getirdim.