Önsöz: Dün kayıt işlemlerini tamamlamak için girdiğim sokakta, yol boyunca dershane reklamı yapmaya çalışıp tepeme tüneyen insanlar; size laflar hazırladım.
Olayın gelişmesi:Finduilas diye bilinen kişi, bir arkadaşıyla birlikte aöf bürosunun olduğu sokaktan geçmektedir. Bu sırada Finduilas'ın elleri soğuktan buz kesmiş, yanakları kızarmış, saçları ise çiseleyen yağmur damlacıklarına teslim olmuştur.
Ansızın, Finduilas'ın yanına pek tekin görünmeyen bir tip yaklaşır...
Tip: Merhaba kayıt olmak için mi gelmiştiniz? (itici bir gülümsemeyle)
Finduilas: Evet. (Gayet sert ve net, yürümeye devam eder.)
Tip: Evraklarınızı hazırladınız mı?
Finduilas: Evet hazır hepsi. (iç ses: sanane lan?)
Tip: İsterseniz kontrol edelim bir sorun çıkmasın, fotoğrafları yapıştırmamışsınızdır belki, hedöde dershanemizin kitaplarına da bakarsınız hem.
Finduilas: HAYIR! Hepsini hazırladım ben, biliyorum her şeyi.
GEREK YOK YOK!Tip: Ama...
Finduilas: Teşekkürler tamam hadi... (''yürü git be başımdan'' demiş gibi etki bırakır.)
Bu diyalog yol boyu 2-3 kez farklı kişilerle tekrarlanır.
(...)
Finduilas büronun içine arkadaşıyla birlikte girer, 10 dk'da işini tamamlar. Tam çıkmaya hazırlanırken kapının hemen dışında bekleyen akbabaları görür ve arkadaşına ''Hemen karşı kaldırıma geç, üşüşecekler yine.'' der.
Karşı kaldırıma geçtiklerinde bu akbabalardan kurtulacaklarını sanırlar, ama yanılmışlardır... 3 dk geçmeden, bir akbaba Finduilas'ın sağ tarafında belirir.
Akbaba: Broşürlerimizi incelemek ister misiniz? (yine o gıcık gülümseme)
Finduilas: YOOK.Akbaba: Ücretsiz bunlar, bakarsınız.
Finduilas: Yok yok teşekkürler, istersem bakarım zaten.
Akbaba: Yardımcı kitaplarımız var, onlara bakın. (titreyen ses tonuyla)
Finduilas: İstemiyorum yahu!
Akbaba nedense salak salak güler. Finduilas yoluna devam ederken içinden sabır çekmektedir.
ֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱֱ
Sözüm size ey broşür dağıtan yılışık tipler, benim yanıma yaklaşmayın, ben istemiyorsam bir Allah'ın kulu bana hiçbir şey yaptıramaz! Sinir etmeyin lan insanı!
Öhm.