11 Ekim 2009

UFO?

Benim kafamı kurcalayan bir şey var. Ufo'nun açılımı Unidentified Flying Object ya hani. Tanımlanamayan uçan obje yani.

O halde ufo var mıdır yok mudur muhabbeti çok saçma değil mi? Yani ufo kelimesinin açılımına bakınca saçma geliyor bana. Zaten tanımlanamamış bir cisim, e sen bunun tanımlanamamış olduğunu bildiğine göre zaten sen ufo'nun varlığını kabul etmiş olmuyor musun? O halde ufo vardır, çünkü tanımlanamamış uçan bir objedir. Değil midir?

- Hmm peki gördüğünüz şey bir ufo muydu?
+ Hayır ufo degildi, uçan ve benim tanımlayamadığım bir cisimdi.
- Peki.

Uçan cisimlerin hepsi tanımlanamamış olduğuna göre tabii ki ufolar vardır. Peki eğer bir gün bu cisimler tanımlanırsa biz onlara hala ufo demeye devam edecek miyiz?

Ben gudubet kelimesini çok severim mesela, çok eğlenceli. Biz ufo yerine gudubet diyelim. Ben gudubetlere inanıyorum.

Nasa burdan tekrar sana sesleniyorum, naber?
Tamam bir daha laf sokmam.
Evime füze atmayın başka şey istemem, su yok burda valla bak.

9 Ekim 2009

NASA'ya açık mektup.

Sevgili NASA,

Benim de aptalca bir fikrim var.
Uranüs'ün bir kısmını patlatmam mümkün mü?
Hem Ay'ı bombalayıp içinden su çıkacağını falan da ummuyorum, sadece eğlenmek için.

AY'I RAHAT BIRAKIN.

Hem size kim izin verdi oğlum, ne kafanıza göre iş yapıyorsunuz?
Ay ortak malımız değil mi bizim? Dünya'nın uydusu falan hani?

Ay bu işe ne diyor hiç düşündünüz mü?

Ne çok ay demişim.
Ay neyse.
Obama da ayağını denk alsın.
Nobel almakla adam olunmuyor.
Saygılar.
 
Tuşların Tıkırtısı: Ekim 2009
© 2008-2015 Tuşların Tıkırtısı
El emeği, göz nuru.
Tema || Minima Black adlı temayı tanımlanamaz hale getirdim.