20 Nisan 2010

Kaplumbağa olmak vardı.

2 – 3 senede bir taşınan insanlara hayranım. Gerçekten. O kadar eşyayı toparla, kırılacak zımbırtıları gazete kâğıtlarına tek tek sar, sonra onları kolilere özenle diz falan, çok zahmetli işler bunlar. Böyle okuyunca pek zormuş gibi durmuyor ama gerçekte öyle. Koskoca evi toparlıyorsun sonuçta.

Bir kere tabağı çanağı sarmalamak için o kadar çok gazeteyle haşır neşir olursunuz ki bir süre sonra gazete görmek bile istemezsiniz. Günün sonunda gazete kâğıdından neredeyse kömür madeninde çalışmışa dönen ellerin halini hiç söylemiyorum bile. Ha bir de gazete kâğıdı ve kolilerden dolayı ''çöp ev''e dönüşen bir ev hali vardır ki, o da ayrı konu. Her yer her yerde denir ya hani, işte o bu, bu o, şubu o.

Neyse...

İlginç şeyler de ortaya çıkar tabii bu taşınma olayı sırasında... Mesela, birkaç sene önce deli gibi arayıp da bulamadığınız eşyalar, evin altının üstüne getirilmesi sürecinde ortaya çıkıverir. O ''çıkıveriş'' anında, arayıp da bulamadığınız hınzır eşyaya bakıp; ''Aaa sen burada mıydın ya?!'' diye sorarsınız. Her nedense hep olur bu saçmalık. O sorudan sonra da sanki cevap verecekmiş gibi eşyaya bir süre bakarız, nasıl bir psikolojiye sahipsek artık o sırada. İlginç şeyler hep bunlar.

''Kesin projeye geçiş'' diye hiç üşenmeden adlandırıverdiğim esas taşınma faslı, en tuhaf kısım aslında. (Bir önceki cümlede geçen faslı ve aslında kelimeciklerinin ses uyumuna dikkat çekmeden geçmeye razı olmadı bu gönül.) Heh, hazır parantez içinden de çıkmışken anlatmaya devam edeyim… Ne diyordum; kesin projeye geçiş… İşte bu aşamada nakliye şirketinden gelen bir grup insanın; 1–2 gün önce rahat rahat dolandığınız evde bir oraya bir buraya salındığını görürsünüz. Bu insanlar taşınılan evin orasını burasını haşat edebilme kabiliyetine de sahiptirler...1527452415 kere tembihlemenize rağmen sanki özellikle yapılmış gibi 1-2 tabloyu delmeyi de başarır kendileri. Her neyse, bu 'kesin projeye geçiş' kısmı biraz can sıkıcıdır. Bir dolu hatıranın; her duvarda ayrı yaşanmışlığın olduğu evden, buz gibi soğuk; yabancı bir yere gitmek kısmı, içini acıtır az da olsa insanın.

Eve yerleşme kısmıysa, taşınırken yaşanan olayların bir nevi geri sarılmış halidir. Gazete kâğıtlarına sarılan bardaklar tek tek çıkartılıp yeni evlerine konur, koltuklar yeni yerlerinde yeni anılarla dolmayı bekler.

Tüm bu tantanadan sonra da, karavanda yaşamak insana daha mantıklı gelmeye başlar.
Kaplumbağa misali.

12 lafazan:

pippi haşmet dedi ki...

Ben taşınma böyle olmadan olmaz sanıyordum ama tek geceye kalmıştı taşınmam. Harıl harıl yaptım hiçbirini de gazeteye sarmadım kap kacak ne varsa doldurdum kutulara. Bir tek fire bile vermedik,, hepiciği sapasağlamdı.
Fazla kasmamak lazımmış.
Yalnız iğrenç bir geceydi onu biliyorum işte :)

StummScream dedi ki...

Arada birde ilgi çekici birşeyler olur kesin gazetelerde sarmadan önce okursun =D

Pelin P.A. dedi ki...

Ben taşınmaya karar verdim, bu ev bize dar artık diyeli 3 yıl oldu. O 3 yılda da ev bir kara deliğe dönüştü sonunda. Artık aradığım hiç bir şeyi bulamıyorum. Eşyalarımı kutulara koyacağım ve elimin gazete kağıdı siyahına boyanacağı günü iple çekiyorum.

Finduilas dedi ki...

pippi haşmet;
Sırf tası tarağı toparlamaktan da değil, insan etrafın darma duman halini görünce bile bi' tuhaf oluyor, etrafındakilere saçma sapan şeyler yüzünden kızıyor falan. Tuhaf işte. (:

StummScream;
Hiç sorma. :D

Pelin P.A.;
Kaybolan şeyleri ortaya çıkarmak için taşınmak mantıklı. Bir de o gerekli şeylerin dışında gereksiz bi ton şey çıkıyor, çok fena.

Glamdring dedi ki...

Çok geçmiş olsun, taşınma olaylarının ne felaket bir şey olduğunu iyi bilirim. Bak bir an için eski taşınma maceralarıma gitti aklım, Jason Voorhees'i elinde döner bıçağıyla bana doğru gelirken görmüş gibi tüylerim ürperdi resmen, ıyy.

Okurken de -her yazında olduğu gibi- feci eğlendiğimi belirtmeden geçmeyim. Özlemişim vallahi(=

Larien Beyinütüleyen dedi ki...

gerçekten deli ediyor adamı.
hayatım taşınmakla geçti, hani saymadım bile ama hala alışamadım.
cidden alacaksın bir karavan taşınma derdi yok, çek istediğin yere oh mis.
ve üstteki fotoğrafa bittim findu.

Syntinen dedi ki...

O taşınma konusunda kendimi uzman sayarım bir düzine ev ve iki 3 şehir değiştirdiğimizden dolayı.. Ama uzmanlık değilmiş sanırım, olaylara aynı pencereden bakabilmekmiş.. Zira kaç defa taşındın bilemiyorum fakat yazdıkların birebir örtüştü "taşınma mevzusu" ile ilgili düşüncelerimle..

Sonu harika bağlamışsın, resim tercihlerin zaten beni hep mest eder (evet mest etmek..hafif anneannemsi bi tabir sanki.. neyse :) O resimler ayrıca bi şeyler anlatır gibi sanki paragraf paragraf..

Kısacası hayırlı olsun, umarım yeni eve adapte olacak eşyalar hep güzel anılar depolarlar (:

leblebi dedi ki...

Bir de bunun yanında tam karşı daireye taşınmak vardır. Taşınma faslı kolay olmasına rağmen evin planı tam tersi olduğu için bir türlü alışamazsın. Gece tuvalete gidiyorum diye o uykuyla kendini kilerde bulabilirsin gayet...

Finduilas dedi ki...

Glamdring;
Yaşamayan bilmez azizim.

Teşekkürler ayrıca, sana kaç kez teşekkür ettiğimi hatırlamıyorum artık. (:

Larien Beyinütüleyen;
Karavan sevgim bayağıdır vardı ama artık cidden tavan yaptı, o derece.

Ve ben de bittim fotoya Larienciğim.

Syntinen;
O kadar fazla da taşınmamışımdır aslında, ya 4 ya 5 olmuştur. Ama yaşanan olaylar hep aynı olduğundan örtüşüyordur muhtemelen. Mesela az önce sözlükleri karıştırdım orada da benzer şeyler yazılmış.

Son olarak da çok çok teşekkür ediyorum efenim. (:

leblebi;
Heheh o da ilginçmiş bak.

sophie'nin dünyası dedi ki...

biz de yakın zamanda taşındık,hem de kışın ortasıydı,çok fena.mecbur kalmadıkça bir daha ı-ıh!

her boku bilen adam dedi ki...

pazara gitmek ve taşınmak en büyük fobilerimden.

Finduilas dedi ki...

sophie'nin dünyası;
(:

her boku bilen adam;
Benim de öyle.

 
Tuşların Tıkırtısı: Kaplumbağa olmak vardı.
© 2008-2015 Tuşların Tıkırtısı
El emeği, göz nuru.
Tema || Minima Black adlı temayı tanımlanamaz hale getirdim.