5 Şubat 2011

Evde temize geçeriz...

Okulda, işte veya herhangi bir yerde kötü yazdığın yazıyı evde temize geçmek istersin bazen.

O yazıyı yazdığın sırada acele ettiğin için kötüleşmiştir yazın, dikkat etmemişsindir neyi nasıl yazdığına, işte o yüzden harfler birbirinin üstüne binmiş, kimi cümleler de kendi satırından taşıp üst satırdaki cümlenin üstüne abanmıştır. Ama bunu yazdığın sırada anlamazsın, çünkü nasıl yazdığına değil neyi yazdığına bakmışsındır. Ne zaman ki o yazıyı yazmayı bitirir uzaktan uzağa yazdığın sayfaya bakarsın, o zaman anlarsın ne denli kötü yazdığını, ne denli kötüleşebileceğini yazının.

Sonra ''O kadar da uğraşmıştım'' dersin. 'Evde temize geçmek' tek çözümündür artık, öyle ya evde temize geçersin, tertemiz bir sayfada düzgünce yazar; sevmediğin yazının olduğu kağıdı da buruşturup çöpe fırlatırsın, sanki hiç yokmuş, hiç olmamış gibi, unutur gidersin.

Peki size de oluyor mu bu? Yani... yazı yazmanın dışında ''temize geçmek'' istemek? Hani bir şey yaparsın, bir şey söylersin ama o sırada onu söylediğini duymaz, sadece söylersin, aklın değil sadece dilin çalışır bazen...

İşte ben o zamanlar, yani aklımın değil sadece dilimin çalıştığı zamanlar, tıpkı kağıda kötü yazdığımı en son farkettiğim andaki gibi hissediyorum, ''Düşünmeden konuşmuşum'' , ''Temize geçsem olmaz mı?'', ''Yaşamamış saysak veya düzeltsem bu yaptıklarımı? Hani bir ihtimal?'' diyorum kendi kendime. Size de olur biliyorum, oluyordur.

Ama bazılarına ''hep'' oluyor, onlar hep öyleler, hep dilleri çalışır, onların hep sadece dilleri konuşur. Akıllarını devreye sokup düşüncelerini dökmezler onlar, sadece konuşur veya yazarlar.

Ve bu arada unutmadan... Bizden o ''hep''leri dışında bir farkları daha vardır onların. En sonunda söylediklerini, yazdıklarını, yaptıklarını temize geçmek istemeyi bir kenara bırakın, o yaptıklarının kötü olduğunun bile farkına varmazlar, çünkü onlar hep doğrudur kendilerince, dilleri akıllarını ele geçirmiştir; boş boş konuşur, ona buna gereksiz laflar atarlar.

Şimdi düşünüyorum da, bizim değil ama onların ''evde temize geçme hakkı'' olsa keşke, çünkü onlara çok daha gerekli, buna bizden binlerce kat fazla ihtiyaçları var onların. Dilin aklı ele geçirmesi hastalığının sürekli hastası olanlar, evde temize geçebilseler keşke, keşke bilseler aslında neler dediklerini, yaptıklarını. Keşke.

12 lafazan:

Adsız dedi ki...

çok iyi!

iki ekmek bir maltepe dedi ki...

Keşkeler.

MeLLy dedi ki...

Çok doğru... Hayatı da temize geçebilsek keşke zaman zaman... ;)

incredo dedi ki...

Mükemmel bi saptama
mükemmel bi yazı! tebrik ediyorum ;)
ve diyorum ki cidden yazmalı bazı insanlar.sen de o çok sevgili blog yazarlarından birisin benim için.
bazen de benzetiyorum seni kendime biraz.şu son kaydımla galiba bi önceki kaydın tema olarak baya bi benzediğini söyleyebilirim.
neyse,
sen yazmaya devam et.
bu arada temize çekmek gibi bi durum galiba hep kağıtlarla alakalı.
yoksa ben direk kendimi temize çekmeyi isterdim en başından.
ne mümkün! =)
sevgiler sunarım,
iyi geceler

Ayşegül dedi ki...

Temize çekseler, ne biliyim en fazla "r" leri daha düz yazar, "y" lerin kuyruklarını daha kısa tutarlar. Öteye gidebilceklerini sanmıyorum.

French Oje dedi ki...

çok iyiydi bu findu. keşke, temize çekebilseler yaptıklarını. keşke onlar temize çektiğinde biz de unutsak. ve aslında keşke çekmeyi isteseler gerçekten.

Şirvan dedi ki...

İyi de onlar temize çekmeyi istemedikleri için öyleler. Onlar pişmanlık duymayan insanlar. Ya da bazen duyuyorMUŞ gibi yapan insanlar.

Dilara AKSOY dedi ki...

Öncelikle bloğunu çok beğendim. Yazın hakkında yapabileceğim yorum da, ne yazık ki 'Benden de bir keşke gelsin' kıvamında olur.

wimparella dedi ki...

temizlik imandan gelir imansızlar. dfdşddş.....

Nina dedi ki...

''Öncelikle kirlenmiş kalpleri temize çekmek lazım'' diyerek arabesk gibi görünen aslında ciddi olunan bir yorum yapmak istiyorum. Evet.

Finduilas dedi ki...

Adsız;
Teşekkür ederim (:

iki ekmek bir maltepe;
Her zaman varlar.

MeLLy;
Ne güzel olurdu. (:

incredo;
Çok teşekkür ederim güzel sözlerin için çok mutlu oldum, saygılar. (:

Ayşegül;
Onu bile yapsalar bir şeydir. (:

Finduilas dedi ki...

French Oje;
Aynen öyle frençim.

Şirvan;
Doğrudur.

Dilara AKSOY;
Teşekkür ederim efenim.

Nina;
''Kirlenmiş kalpleri domestosla yıkayın'' deyip iğrençliğimin sınırlarını zorlamak istiyorum ben de. Oy dağlar.

 
Tuşların Tıkırtısı: Evde temize geçeriz...
© 2008-2015 Tuşların Tıkırtısı
El emeği, göz nuru.
Tema || Minima Black adlı temayı tanımlanamaz hale getirdim.