22 Şubat 2011

Sarı leblebi

Sarı leblebinin bir duruşu var. Yok mu? Bence var.

O diğerleri gibi değil. Çerez tabağının en mütevazı, en kendine has duruşu olan, en hüzünlü yemişidir sarı leblebi.

O bademdeki yanına yanaşılmayan çocuk imajı, antep fıstığındaki ''ben dünyanın en güzeliyim'' havaları, efendime söyleyeyim ay çekirdeğindeki ''en çok beni yiyeceksiniz!'' tribi yoktur hiç sarı leblebide... (burada hüzünlü fon müziği girer)

O, tabağın en dibine itilir çoğu zaman, ama laf etmez hiç. Melül melül kendini keşfedecek parmağı bekler.

Candır sarı leblebi, adam olun. (niye birden sinirlendim bilmiyorum)

12 lafazan:

Aslısın dedi ki...

Valla benim o bademler fıstıklar arasında hep en dipten topladığımdır. Sıcacık, kokusu, rengi her şeyiyle gerçekten candır sarı leblebi.

stickman dedi ki...

sarı leblebiyi severim. güzeldir. benekleri vardır. canayakın bir kuruyemişimizdir. hatta şu an onu yerken arka dişlerin üstünde oluşturduğu o duyguyu hissettim. evet belki şu saydıklarından daha arkaplanda kalır bazen ama asla nefret etmeyiz ondan. benim asıl merak ettiğim beyaz leblebi. bana ondan bahset findu. bana beyaz leblebinin hikayesini anlat. kimsenin sevmediği o soğuk, nemrut kuruyemişi anlat bana. onun üretilme amacını anlat. kimse onu sevmez ve yemezken hala neden inatla üretildiğini açıkla bana. beyaz leblebinin üretilme nedenini bilmemek beni çıldırtıyor findu.

mefisto dedi ki...

peki.

fuly dedi ki...

leblebiye hiç böyle bakmamıştım. öylece durur itilirdi en dibe ama o mağrur duruşunu görememiştim sayende gördüm ;) leblebi forever

Mia Wallace dedi ki...

hele bir de tozu var ki ofoff

Şirvan dedi ki...

Ben de beyazını severim zat-ı şahanelerinin. Bir de leblebi şekeri vardır ki candır.

Larien Beyinütüleyen dedi ki...

helvası da var bunun. mis. herkes çılgınlar gibi havalı kuruyemişlere saldırırken ben hep sarı leblebinin ve beyaz leblebinin koruyucusu, savunucusu, yiyicisi oldum. ama fındık konusunda kararlıyım. kesinlikle çerez tabağının dibinde bir başına ölmeyi hak ediyor.

Mjora dedi ki...

sarı leblebinin yerken dişlerde ve damakta bıraktığı o sıcaklık hissi sanırım onu sempatik yapıyor...beyaz leblebi ise değinilmesi gereken diğer leblebi...aslında birayla çok güzel de gidiyor beyaz lebleli çok da buruştulup köşeye atılmış unutulmuş bir kuruyemiş değil bence ,sarı kadar yumuşak , cana yakın olmasa bile , hayatın diğer yanını bardağın boş tarafının da olduğunu gösteren bir leblebi...o açıdan manidar...ben sarı leblebiyi çok seviyorum öyle tabağın altına bırakmadan ilk önce onları yediğim bile oluyor...sarı leblebi candır :)

Finduilas dedi ki...

Aslısın;
Nasıl canım çekti şu an, of.

stickman;
Benim için sarı leblebi gibi beyaz leblebi de candır stickman kardaş. Onun yeri de ayrıdır, onu da sevin. SEVİN.

mefisto;
ibit.

Finduilas dedi ki...

fuly;
Ezilmiş kuruyemişleri yaşatma derneği'ne üyeyim. eheh.

Mia Wallace;
Onun da tadını unuttum ne zamandır.

Larien Beyinütüleyen;
Helvasını duymamıştım bak.

Mjora;
Öyle efenim, bu leblebi kardeşler (sarı/beyaz) toptan itilmiş, fıstığın bademin fındığın cazibesine kapılıp hor görülmüş kuruyemişlerimiz. İkisi de candır, beyaz leblebi de özel insanların sevdiği bir kuruyemişimizdir. Yeriz.

wimparella dedi ki...

leblebi aşkına! leblebileri de yiyin kuruyemişçiler. yiyorsanız ayrımcılık yapmayın hepsini yiyin. beni kapsamıyor ben hiç birinden haz etmiyorum, çok kuru geliyorlar

elessar dedi ki...

Elit duygularımdan memnunum ve çerez alırken onu da kendim karıştıttırırım. Öyle sarı leblebinin nazlanmasını beyaz leblebinin asiliğini çekemem. Bademin verdiği hazza atnep fıstığıyla destek çıkarım. Belki üzerine bir kaç fındık da alabilirim. Ama son zamanlarda kaju gibi bir yabancıyla tanıştırdım onları. Tüm kendini beğenmişler toplandık, diğerlerinin varlığını bile var saymadık. Tüm çerezlerin müdavimi çekirdeği bile almadık. Böylece acıları görmedik. Mutlu olduk ey halkım. Kendi fil dişi kulamizde

 
Tuşların Tıkırtısı: Sarı leblebi
© 2008-2015 Tuşların Tıkırtısı
El emeği, göz nuru.
Tema || Minima Black adlı temayı tanımlanamaz hale getirdim.