29 Ocak 2011

Haşlama çay

Sallanan sandalyeme oturmuş yanımdaki pencereden kar yağışını izliyorum. Kar, ne güzel yağıyor kar... diye düşünürken ''kar'' kelimesinin etimolojisini araştırmak istediğimi farkediyorum, sonra önümdeki masada içilmeyi bekleyen sıcak kahveden bir yudum alıyorum. Karşımda da bir ayna var, o bana bakıyor ben de ona bakıp siyah çerçeveli gözlüklerimi düzeltiyorum. Sonra masadaki James Joyce'un Ulysses'i gözüme çarpıyor, onu alıp okumaya başlıyorum, başlıyorum ama bir taraftan da pencereden gördüğüm dışarıda savrulan kar tanelerini izlemek Ulysses'i okumaktan daha cazip geliyor, atıyorum kitabı bir kenara ve dışarıdaki karlı havanın soğukluğunu elimdeki sıcacık kahve kupasıyla dindirmeye çalışıyorum...

(gözler ovuşturulur)

Dur ya dur...

Bir dakika, aslında üzerimde giyilmekten diz yapmış bir eşofman var. Dışarıda da kar değil leş gibi çamurlu çamurlu yağmur yağıyor, masanın üstündeki kupada da kahve değil tekrar tekrar ısıtılmaktan ziyan olmuş bir çay var, önümde  adını bile doğru düzgün telaffuz edemediğim o kitap yok, başka kitap var. Hmm bir de kalorifer doğru düzgün yanmadığı için donmayayım diye üstüme battaniye örtmüştüm o var, böyle.  Haşlama çayımı içip burnumu silerken bir taraftan da sırtımı kaşıyorum. Bu.

13 lafazan:

çizer dedi ki...

aaa aynı ben ,yalnız benim fonda ultra dağınık bir oda var ve ben; toplasam mı toplamasam mı yoksa hepsini bir köşeye yığsam mı bakışları atıyorum.

Mrv. Natural dedi ki...

Hayaller her zaman daha güzel.

wimparella dedi ki...

budur.

Sweet Leaf dedi ki...

http://sweetieleaf.tumblr.com/post/671500253/iki-secenek

kült ablası dedi ki...

yaşasın ''diz yapar mı?'' kaygısı olmadan giyilen çoktan dizi çıkmış,her türlü hareket kısıtlamasını ortadan kaldıran eşofmanlar.yaşasın kuntelizm :)

Daisy dedi ki...

Bu benim artık giyilmekten kendisinin de bıktığı namı diğer civcivli eşofmanımı hatırlatıyor. Kaderleri aynı bunların hep. =D

Finduilas dedi ki...

çizer;
Dağınık oda fonu olmazsa olmaz, bırak dağınık kalsın.(:

Mrv. Natural;
(:

wimparella;
mudur.

Finduilas dedi ki...

Sweet Leaf;
Farklı zamanlarda çok benzemese de yakın şeyler yazmışız, oluyor böyle şeyler. Mesela twitterda bir şey yazmadan önce onu internette aratıyorum benden önce benzer bir şey yazan var mı diye, yazmayı düşündüğüm şeylerin bazılarını benden önce benzer şey yazıldığı için yazmamışımdır. Demek ki bu aratmayı blog yazmadan önce de uygulamam gerekecek, iyi oldu bu benzerliği gördüğüm. (:

kült ablası;
Diz yapmış eşofmandan daha rahat şey yok dünyada! (.

Daisy;
Herkeste var böyle şeyler yıllardır üstünden çıkaramıyorsun(:

Sweet Leaf dedi ki...

:) İletişimsizlikten doğan herhangi bir husumete yol açmadığı için bu konu, çok rahatladım şu an açıkçası, aynı şeylerle dalga geçiyor olmamız aynı frekansta olduğumuzu göstermiş, hiç önemli değil.

(Ayrıca sen ikinci kısmı daha iyi yazmışsın, ben bir daha okudum da ikinci kısımda da çok lümpenim ahahah.)

Uykucu Kız dedi ki...

yazılarını okumak çok keyif verici :)
ama entel yaşamaktansa dizi çıkmış eşofmanımı giymeyi tercih ederim, onun kadar rahatı yok :P

Mavi adam dedi ki...

Gerçek her zaman en güzelidir.

Çarli dedi ki...

Finduilas öncelikle şunu belirtmeliyim en sevdiğim beş blogdan birini yazıyorsun.

Bu yazın çok hoşuma gitti geçen hafta telefonumdan okuduğum için yorum yapamamıştım.

Bir de önerim var, madem bu kadar güzel yazıyorsun biraz daha uzun yazılar yazarsan çok güzel olur.

İyi eğlenceler.

Finduilas dedi ki...

Sweet Leaf;
(:

Uykucu Kız;
Değil mi efendim, kasım kasım kasılmaktansa diz yapmış eşofmanımla gezinirim. :F

Mavi adam;
Diyorsun.

Çarli;
Çok teşekkür ederim öyle düşündüğün için, şöyle bir şey var... Ben o an aklımda ne varsa onu yazıyorum yani uzun veya kısa olsun diye özellikle uğraşmıyorum, ama uzatadabilirim yani. Önerin dikkate alınacak.

 
Tuşların Tıkırtısı: Haşlama çay
© 2008-2015 Tuşların Tıkırtısı
El emeği, göz nuru.
Tema || Minima Black adlı temayı tanımlanamaz hale getirdim.