24 Temmuz 2013

Kafalarda baloncuklar

Bazen konuşmaktan sıkılıyorum, birine bir şey anlatmak zor geliyor. O anlatması zor gelen şeyi yanlış anlayanlar olunca daha da çok konuşmaktan sıkılıyorum. İnsanlardan sıkılıyorum. Anlamak bu kadar zor olmamalı. Bakın, sadece anlayacaksınız, bunda bir şey yok, saçmalamayın. Söylenmemiş şeyler söylenmiş gibi yapmayın, kulağınızda insanların kullanmadığı kelimeler yankılanmasın. Kıçınızdan kelime uydurmayın  zira kıçınızdan uydurduğunuz kelimeler  pis kokulu, pis kelimelerdir ve tuvaletinizin nadide köşesine yavaşça bırakılması gerekir.

İşte böyle şeyler olduğunda kelimeler ağzımdan çıkmasınlar da mesela, kafamın yanından yavaşça çıkacak olan konuşma balonunun içine doluşsunlar ve karşımdaki o baloncuğa doluşan kelimelerimi okuyup oradan beni anlasın istiyorum. Ordan okusun, anlayabilsin, parantez içinde de ayrıca bir açıklama belirsin ki iyice anlasın, uzun uzun düşünsün, “Hmm...”desin, kafasını kaşısın ve “Böyle mi demek istemiş... Aaa hayır ya öyle demek istememiş?” desin. Anlamadıysa bir daha okusun, böylece kıçından pis kokulu kelime uydurmamış olur. Güzel olur, yani güzel olurmuş. Bunlar hep düşünülmeliydi, düşünülmemesi hoş değil. Karşımdakinin de canı konuşmak istemiyorsa veya bir şeyi anlatmak ona zor geliyorsa, onun da aynı şekilde konuşma baloncuğu olsun, ben de onun baloncuğundaki kelimeciklerini okuyayım.

Ara sıra çizgi romana dönüşebilen yaratıklar olabilseymişiz iyi olurmuş, efektlerimiz de olurdu. Öyle güzel güzel anlaşırdık, yanlış anlaşılma ihtimalimiz azalırdı, böylesi biraz yorucu. İnsana laf anlatmak yorucu. Laf dinlemek de çoğunlukla yorucu.
 
En azından benim hayali dünyalarımdan birinde, ihtiyaç halinde, insanların kafasının tam yanından konuşma balonu çıkıyor, böylece birbirlerini yanlış anlama ihtimalleri azalıyor. Mesela bakın şu anda bir sokağın tam ortasında birinin kafasının yanından konuşma baloncuğu beliriyor ve karşısındaki, o baloncuğun içindekileri okumaya başlıyor... Okuması  anlaması bitince baloncuk PUFF! diye patlıyor ve o sırada baloncuğun içine doluşan kelimelerin harfleri  havada savrulup yere dökülüyor, sonra birbirini güzelce anlayan insancıklar, o yere dökülen harfleri yavaşça toplayıp ceplerine dolduruyorlar ve bir yerde bir şeyler içmeye gidiyorlar.

 İşte bunlar hep hayal.

7 lafazan:

cem dedi ki...

okuyarak insanların birbirini anlayacağını düşünmen de hazin tabi :))

ben hep insanların konuşarak tartışmaları gerektiğini düşünmüşümdür...

aman neyse de, bu dediklerimiz hiç olmayacak. hep birbirimizi yanlış anlamaya devam edeceğiz vs. maaalesef.

Harun Aktaş dedi ki...


Uykusuzum ve uykumun kaçması için durmadan bir şeyler okuyorum.Ama sıkıcı olmayan şeyleri arıyorum.Gözlerimin uykuma yenik düşmesini istemiyorum çünkü.Dolaşıyorum her yeri.Bir tıkırtı duyuyorum.Karşıma bu yazı çıkıyor.Başlık dikkatimi çekiyor.Okuyorum.Anlamaya çalışıyorum,uykulu gözlerime inat; yine de yoruyorum kendimi.Her şey net.Anlamak için her şey hazır.Deliller bile.Ama konuşmak istiyorum,fakat bir yandan da anlaşılmak.Hayır uzun konuşmak istemiyorum.Hiçbir şey yazmak istiyorum.Ancak uykun kaçması için bunu yapmalısın diyorum kendime.Ya saçmalarsam.Olsun anlarlar seni.Bazen öyle bir hal alıyor ki olaylar,yanlış anlaşılmaları ters yüz etmek için büyük bir çaba içine giriyor insan.O zaman işte yoruluyor,bir saçmalığın içinde olduğunu anlıyor,buna rağmen anlatmaya çabalıyor.Karşındakine bakıyorsun,anlamış gibi bakıyor,bakıyor…

Böylece zaman ilerliyor.Sen anlatıyorsun.

Önemli olan anlaşılmak oysa,anlatmak değil.

Uykum kaçtı…

Eyvallah tıkırtı için.


UZUN SAÇLI KEL ADAM dedi ki...

Bu aralar ben de hayallere biraz fazla daldım galiba..
İyi değilim, belki de değiliz.

Mia Wallace dedi ki...

özlemişim yazılarını tıkır tıkır işledi yine

KIZILGIN (Selnur Güneş) dedi ki...

zor di mi :/

wimparella dedi ki...

leyla mecnun kafası.. güzel olurmuş o baloncuklar evet.

Yücel Toluyağ dedi ki...

neyin kafasını yaşıyon ya sen :)

 
Tuşların Tıkırtısı: Kafalarda baloncuklar
© 2008-2015 Tuşların Tıkırtısı
El emeği, göz nuru.
Tema || Minima Black adlı temayı tanımlanamaz hale getirdim.