28 Kasım 2009

Fantastik üçlü.

Birini alıp ötekine vurmak lazım gelir.
fantastik
Biz çok eğleniyoruz, ya siz?(!)

24 Kasım 2009

En baba kopya tekniği.

(Şekil.1a)
(Şekil.1b)
Önemli:
Hesap makinesiyle girilen sınavlar için geçerlidir.

Uygulama:
Hesap makinesinin kapağı açılır, öğrencinin unutacağını düşündüğü formüller, sayılar, zartlar zurtlar hesap makinesinin kapağının içine yazılır.

Aman diyim:Sakın kapağın dışına yazma gafletinde bulunmayınız, ''Makinesinde işlem yapmayıp neden arkasına bakıyo ya bu tip?'' diye düşünen asistanların/hocaların gazabına maruz kalabilirsiniz.

Saklama yöntemleri:
1- Folyo içerisine sarıp... Pardon o başka bir şeydi.

2- Sınavda oturduğunuz yere güneş bakmamalıdır. Mümkünse gölgede bir yere oturunuz. Eğer hesap makinesine güneş vurursa, yazdığınız kopyalar şekil.1a ve şekil.1b'deki gibi gözüküp, sizi bu genç yaşta ele verecektir.

3- Sınav sırasında size yaklaşmakta olan herhangi bir cisim görürseniz, hesap makinesine rasgele bir şeyler yazın, arada bir ''öff ne zor soruymuş hacı ya'' triplerine girin. Burada amaç; ilgiyi başka tarafa çekip, hin bir hareketle makinenin kapağını arkaya çevirmektir.

Zorlukları:
Olay sonrasında hesap makinesini temizlemek zor gelebilir. O da olsun artık bi zahmet.

Güvenilirlik:
Yazan kişi ve arkadaşları tarafından denenmiş, yakalanma olayı hiçbir şekilde gerçekleşmemiştir.

Yazarın günah çıkarışı:
Kopya çektim, pişman değilim.

Dibin notu:
Ama öğretmenlerimizi seviyoruz.

20 Kasım 2009

Kızıl mı!?

Kızıl saç mı istiyorsunuz? Evet mi? Durun! Bu 10 maddelik uyarı anlamındaki yazıyı okumadan karar vermeyin, Tuşların Tıkırtısı Productions sizin için hazırladı! *DANNNNNNNNN sesi*

1- İlk boyandığı günkü banyo sırasında küvete baktığınızda, hunharca işlenmiş bir cinayet zanlısı olduğunuzu düşünebilirsiniz. Öyle kıpkırmızıdır etraf. Ama korkmayın, olur öyle.
2- O anın şokunu atlattıktan sonra havluya sararsınız saçı. Eğer saçınızı sardığınız havlu beyazsa onu gözden çıkarınız, o da kıpkırmızı olmuştur. İyi bir leke çıkarıcı gerek ona. Alınız. Markaya gerek yok. Lütfen zorlamayın.
3- Zar zor kurutursunuz saçı, rengin ne olacağını merak edersiniz ''Ay hâlâ kurumadı mı!'' diye söylenir durursunuz. Eğer saçlarınız bazıları gibi hayvanî boyutlardaysa kurdeşen dökme ihtimaliniz oldukça fazladır. Geçmiş olsun.
4- Sonucu görünce yaklaşık yarım saat ayna başından ayrılmak istemezsiniz. Aynayı başınızın arkasına tutar, bir de ordan nasıl gözüküyor diye bakarsınız. Güzeldir. Agucuk.
5- O görüntüye uzun süre bakınız, saçlarınızı tekrar boyayıncaya kadar o görüntüyü asla göremeyeceksiniz. Hele ki eğer yazın boyamışsanız vay halinize sayın seyirciler.
6- Bu süreyi iyi değerlendirin, sokağa çıkın, saçlarınızı güneşte savurup diğer kızıldaşlara gülümseyin. Kimsecikler bilmez ama kızıl saçlılar arasında tuhaf bir sevgi vardır. The Fellowship of the Kızıl. Evet.
7- Saçların boyanmasının üzerinden yalnızca 1-2 hafta geçmiştir ama saçların ilk günkü parlaklığından ve canlılığından eser kalmamıştır. Her yıkayışta akan renk sayesinde kendileri garip bir turuncuya dönüşmüş, sizi şimdiden çıldırtmaya başlamıştır.
8- Saçınızın rengini 1 ay güncelleştirmemek gibi bir mallığa düşmeyiniz. Aksi halde o renk, başımızdan eksilmeyesice güneş sayesinde bok renginden hallice bir sarıya dönüşecektir. Test edildi onaylandı. Bilginize.
9- Her ne kadar türlü türlü zorlukları olsa da, bir kez kızıl olmuş saç, kolay kolay başka renge dönüşmez, bağımlılık yaratır. Kızıl saç, başkadır; candır.
10- Eğer bunlara rağmen hala kızıl olmak istiyorsanız devam ediniz. The Fellowship of the Kızıl'ın kapıları size her zaman açık.
Dibin Notu: Gerçek kızıllar, sizi ve o çillerinizi çok seviyorum.
 
Tuşların Tıkırtısı
© 2008-2019 Tuşların Tıkırtısı
El emeği, göz nuru.
Tema || Minima Black adlı temayı tanımlanamaz hale getirdim.