18 Aralık 2009

Umduğunu değil bulduğunu yiyen varlık.

















Misafirlik müessesinden hiç hoşlanmayan biri olsam da yıllardır gözlemlediğim olayları anlatmak boynumun borcudur.

1) Misafir Tipleri:

a) Geleceğini önceden haber veren misafir:
Sevilen misafir tipidir. Gelmeden önce; ''Yarın müsaitseniz gelicez size... eheh'' şeklinde bir konuşma yapar ve olayı ev sahibinin onayına bırakırlar.

b) Çat kapı eve dalan misafir:
Nefret edilen misafir tipi. Bu misafir türleri; ev sahibi kişi evde yayım yayım yayılıp kahvesini höpürdetirken, birden kapıyı çalıp eve dalış yaparlar. Bahaneleri genelde; ''Geçiyordum bir uğradım'' olur. Telef edilebilirler.

2) Ev Sahibi Tipleri:

a) Misafir sever ev sahibi: Bu kişiler, misafirin geleceğini duydukları andan itibaren evi silip süpürmeye ve yapacakları yemekleri düşünmeye başlarlar. Hiçbir zaman tam olarak anlayamadığım bu insanlar; misafiri adeta bir İngiltere Kraliçesi, adeta bir Ormanlar Kralı olarak görürler. Tipik Türk insanı olan bu insanlar, misafir öl dese ölürler.

b) Misafir adını duyduğu an yüzünü ekşiten ev sahibi: Misafirden hiç hoşlanmayan, arayıp geleceğini bildiren kişilere yalandan; ''Ay tabii geliin geliin.'' diyen kişilerdir. Çat kapı gelen misafirleri öldürmeye meyillidirler.

3) Misafir Veletleri:

a) Üzerine kolonya döküp ateşe verilmesi gereken velet: Şaka tabii olur mu canım öyle şey. *şeytani gülme efekti* Bu velet, evdeki herşeyi kırma, ezme, parçalama, ordan oraya amaçsızca koşup çığlıklar atma, özellikle iç çamaşırı bulunan çekmeceleri karıştırma potansiyeline sahiptir. Evin herhangi bir yerinden aniden fırlayarak, ''Anneea yaa ben acıktııım!!'' , ''Oyuncak versene.'' , ''Bilgisayarı aççam ben ehehehe'' , ''Burda ne var ki!?!!'' diye zıbıldayıp durur. Tüm bunlar olurken, bu veletin annesi her nedense o hiç yokmuş gibi davranarak ev sahibini ifrit eder.

dipnot: Bu yaratığa bulaşmamak için evin abisi veya ablasının evde yokmuş numarası yapıp, odayı kendi üzerlerine kilitledikleri görülmüştür. Merhaba.

b) Sıkıntıdan halı desenini ezberleyen velet: Her eve lazım velettir. İleride ''Misafir adını duyduğu an yüzünü ekşiten ev sahibi'' türüne giriş yaparak kendi için küçük ama misafirlik müessesesi için büyük bir adım atacaktır.

4) Misafirlik Ritüelleri:

Tüm ev ahalisinin misafire; ''Hoş geldiniz!'' diyerek başlattığı ritüel, evin çocuklarının odalarından çıkmak istememesiyle devam eder, ama bu istek; "Çocuğuuum bi otur da yüzünü görelim yahu" diye çığıran misafirin sesi duyulduğu anda kendi kendini imha eder.

Halbuki gelen misafir ya annenin ya da babanın arkadaşıdır ve evin çocuklarının bu kişilerle olan diyalogu genelde; ''Merhaba, nasılsın, kaça geçtin, okul nasıl gidiyor, ay ne güzelleşmişsin seen, ne kadar da büyümüşsün görüşmeyeli.'' şeklindedir. Dikkat ettiyseniz soruları hep karşı taraf sorar. (Aklıma gelince gerildim.)

Misafir-Ev sahibi ilişkisi çok yapmacıktır. En azından benim için öyle. Herkes birbirine çok saygılıdır, kişilerin birbirine soktukları laflar bile hiç acıtmadan geri çıkartılır ve konuşmaya devam edilir. Bir süre sonra kadınlar kendi aralarında çocuklarından bahsetmeye, erkekler ise ülke meselelerine el atmaya başlarlar. Bu konuşmalar sırasında evin çocukları kızamık çıkarmakla meşguldür. İçlerinden ne geçirdiklerini duymak istemezsiniz. (bu kısım çok sıkıcı oldu, sevmediğim bir şeyi eğlenceli anlatamıyorum.)

a) Biz kalkalım artık: Eve geri dönüş serüvenine başlamak isteyen misafir, diğerine kaş göz yaparak; ''Hadi kalkalım artık yeter!'' sinyalini bırakır. Bu sinyalleşme ardından söylenen cümle genelde; ''Ay çok geç olmuş hadi biz kalkalım artık, çocukların da yarın okulu var.''dır.

Ev sahibi aniden misafirin üzerine yürür ve hemen ''Ya daha erken nereye, daha sabaha kadar yolumuz var!!'' diyerek lafı yapıştırır... Ama misafir onu dinlemeyerek kapıya yönelir, canım. Kapı açıldıktan sonra manyak gibi bir dahaki seferin planını yapmaya başlarlar, kapı önünde kakafoni eşliğinde geçen en az 10 dakika sonrası misafirler artık evden dışarı çıkmış, özgürlüklerine kavuşmuşlardır. Bu sırada ev sahipleri pijamalarını giymekle meşguldürler.

b) Misafirlikte geçen konuşmalar top 5:
1) Ay ne gerek vardı bu kadar şeye ya, niye uğraştın! (bunu söylemeyeni dövüyolar)
2) Aaa, lütfen ama, ölümü öp, şşt Allah aşkına ye, bak ant verdim.''
3) Biz kalkalım artık.
4) Daha erken nereye!?
5) Oyuncak var mı?!!

18 lafazan:

Roxeline dedi ki...

bize bayramda bile iki-üç kişi anca gelir
misafirlikte uslu oturan bir çocuktum ben
şimdi misafir adını duyunca moduma göre 'ben çıkıyorum' veya 'odamdayım beni yok farzedin' gibi şeyler söylerim

Mrs. Baros dedi ki...

misafir sevmeyen birisi olarak asla kapı açma huyum yoktur, evde yokmuş gibi davranırım.
tavsiye ederim.

:: RockunzeL :: dedi ki...

hele şu hoşgeldiniz faslı adamı öldürüyo ya hiç sevmem misafirleri de, misafirliği de.

Finduilas dedi ki...

Roxeline;
Bi işim yoksa ''ben çıkıyorum'' falan diyemem ben herhalde. ''Evde yok'' dedirtme numarası daha iyidir.

Mrs. Baros;
Ben de her an sevmediğim biri gelebilir diye acil değilse kapı açmam. lol. Ev telefonunu açmayı da sevmem.

Rockunzel;
aynen aynen! zorla güzellik resmen.

Moda Gezegeni dedi ki...

Toplu misafirliklerden oldum olası nefret ederim. Böyle eve 10 kişi birden falan gelir ya ifrit olurum. Ev sahibi herkese sırayla nasılsınız iyimisinz diye sorar tek tek üşenmeden koparım içten içe. Bide ben çocukken misafirlikte nasılsın sorusuna "Hiçç" diye cevap verirdim. Hala öyle cevap veresim gelir o ayrı.

Cupy dedi ki...

çoh güzel özetlemişsin.Sevdiğim bir varlıksa misafiri severim hfjdkl.

Gökhan dedi ki...

Dedemin gelen misafirlerle ilgili güzel bir lafı vardır.hele 2 farklı misafir grubu geldiğinde cuk die oturuyor :D
' Misafir misafiri sevmez ev sahibi ikisinide sevmez ' :))

Finduilas dedi ki...

Moda Gezegeni;
Ev sahibi herkese teker teker aynı soruyu sorarken hiç sıkılmaz mı, üşenmez mi acaba. Bunu hep merak etmişimdir.

Cupy;
Sevilen misafirler başka, ki onlar da benim için genelde 3-4 arkadaştan ibarettir. (:

Gökhan;
İşte budur, atasözü diye boşuna dememişler.^^

Clementine dedi ki...

eğlenceli olmuş çok hoşuma gitti.ben sevmeyen grubuna girerim.sevmeyen derken benden yaşça büyük beni ilgilendirmeyen kısmını sevmem. odadan da çıkmam.terlik kolonya yemek tatlı çay faslıda ayrı bi bayar.

Glamdring dedi ki...

Bu sefer "okurken eğlendim" diyemeyeceğim yalnız. Çünkü şu yazdıkların, ileriki yıllarda psikologlara bir servet harcamamı gerektirecek olan, yaşadığım ruhsal bir travmayı hatırlattı bana.

Bundan iki yıl kadar önceydi. Evimiz de annem kod adlı şahıs tarafından düzenlenen bir altın gününde çok elim bir olay yaşandı.
Hadi Şetaret teyze, Serbülent yenge, Şüküret hanımanne ve türevlerinin elini öptükten sonra dudağımda üç çeşit uçuk çıkmasını saymıyorum.("El öpmekle dudak aşınmaz" atasözünü kim ettiyse, umarım cehennemde yanıyordur bu arada) Fakat odama girdiğim anda, karşılaştığım manzara dehşet vericiydi. Daha yeni Hsbc kampüs kartımla 12 ay taksitle borç harç aldığım, anamın ak sütü gibi helal "diyorijınıl" 200'ml lik parfümüm bitmişti. O misafir çocuklarından biri, parfümümle odadaki bütün sinekleri öldürmeye çalışmıştı. Öldürmüştü de. "Üzerinde sinekkovar mı yazıyor bunun ha çocuğum, ha evladım, ha hayvanoğlu hayvan" diye ünlediğimdeyse, "Ben parfüm olduğunu biliyodum ki, bilerek yaptım, nıhaha" demişti.

Hala daha bu olayın, iç dünyamda yarattığı çöküntüyü tamir etmekle uğraşırım.
Tabii bu salakça anım ve aptalca şakam bir yana.. Yine okurken gerdan altından kıkırdayıp, çok eğlendim. Yazıya da bayıldım(=

moina dedi ki...

"bunu saymam bir daha beklerim" denir kapıdan uğurlarken, ama ufukta bir nokta olur olmaz "şuna bak bee hep geliyor geliyor bi kere bile çağırdığı yok, nee neee, aa evet evi de pis zaten bunun ondan çağırmıyordur, ayy ne diyorsun şekerim ben koltuğunun arka tarafında kalıplaşmış sümük gördüm, ayy evet çok iğrenç ama pis anacım napıcaksın" gibisinden sözler söylenir, hayır yani kadının koltuğunun arka tarafına niye bakıyorsun zorun mu var beyninden?amacın ne?
ama yurdum insanı işte, diyaloglar aynı genelde, yapıcak birşey yok :):)

sophie'nin dünyası dedi ki...

bir de "ay nerelerdesiniz uzun zamandır sesiniz soluğunuz çıkmıyor" teması var. e bilader benim çıkmıyorsa senin de çıkmıyor,bi git allesen...diyen çıkmıyor.
ama yazı güzel,elinize sağlık...

Finduilas dedi ki...

Clementine;
O hizmet faslı insanı en berbat şey zaten.

Glamdring;
Beğenmene sevindim. (:

moina;
Bi de o türler var sahi, sırf dedikodu malzemesi aramak için orta orta gezinenler. :P onlara ne desem bilemedim.

sophie'nin dünyası;
(: teşekkür ederim.

Gökhan dedi ki...

çok güzel yazı olmuş :) ben de odaya kendini kitleyen veya uzaklaşmaya çalışanlardandım hala da öyleyim :P

Finduilas dedi ki...

Gökhan;
teşekkür ederim efenim. (: iyi bari çok kişi varmış benle aynı türde olan.

Sycorox dedi ki...

çat kapı gelenleri vurmak istiyorum evet:)

Finduilas dedi ki...

Sycorox;
elimizi kana bulatacaklar!! :(

SirEvo dedi ki...

çat kapı çut kapı, kapımız herkese açık kardeşim. :))

 
Tuşların Tıkırtısı: Umduğunu değil bulduğunu yiyen varlık.
© 2008-2015 Tuşların Tıkırtısı
El emeği, göz nuru.
Tema || Minima Black adlı temayı tanımlanamaz hale getirdim.